|
Telekomünikasyon Sektörünün Değerli
Mensupları,
Değerli Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri,
Değerli Yerli ve Yabancı Misafirlerimiz,
Değerli Basın Mensupları,
4. Olağan
Genel Kurulumuza hoş geldiniz.
Bugün,
resmi olarak 5., fiilen 6. yaşımızı
doldurmuş bulunuyoruz.
TELKODER,
genç olsa da "Telekom'da Serbestleşme"
tarihimiz kadar eski bir kuruluş.
Sanırım, "bilgili, evrensel bakışlı
ama yurtsever, serbestleşmeden ödün
vermeyen, dik duran, çetinceviz"
bir örgüt olduğumuzu söylersek haksız
yere öğünmüş olmayız. "Serbestleşme"
adını ilk koyan ve kullanan TELKODER'dir.
Bizi bugünlere getiren eski / yeni
tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederim.
2006
Yılı Sonundaki Sektör
Değerli arkadaşlarım,
Serbestleşme
açısından bakıldığında,
2006 yılı sonunda, ülkemizdeki telekom
sektörünün durumu şöyledir:
Sabit
Şebekemiz
a) Türk Telekom özelleşmesinin üstünden
bir yıl geçmiştir.
Türk Telekom halen Şehiriçi Telefon
Internet/ADSL
Uluslararası bağlantı hatları
Lokal hatlar/last mile
alanlarında fiili TEKEL konumundadır.
b) Kablo-TV Şebekesi
Ruhsatların
2006 Nisan'ında verilmesine rağmen
Türksat eliyle hukuk sorunu üretilmiş,
Ses/Hızlı Internet/ Digital TV alanlarında
zorla devletleştirme yaşanmıştır.
Mahkemeliktir.
Mobil/Cep
Telefon Şebekemiz
Eski üç işletmeciyle devam ediliyor.
Telsim, Vodaphone olmuş; AVEA ise
Türk Telekom (Öğer Telekom) olmuştur.
Serbest
Sektörün Durumu
- Uzak
Mesafe Telefon Hizmetleri:
Hizmetlerini verebilmek için Türk
Telekom altyapısına bağımlılık nedeniyle
gelişme yeterince hızlı olamadı.
- Genişbant
Internet:
Halen tam anlamıyla Türk Telekom egemenliğinde.
- Uydu
Hizmetleri:
Yasal değişiklikle, eskiden serbest
olan sektör devletleştirildi. Pazarın
% 70'i Türksat'a bağlandı.
- Uluslararası
Fiber Bağlantıları:
Henüz yeni işletmeciler çalışamıyor.
Sonuç:
Çok sayıda lisans verilmiş olmasına
rağmen, serbestleşme oranı halen çok
düşüktür.
Neden
Serbestleşme / Rekabet / Ucuzluk Gecikti?
Türkiye
ve dünya örneklerinin bize öğrettiği
ders şudur : Serbestleşme için iki
önemli önşart vardır:
Birincisi:
Uygun yasal ortam ve yeni işletmecileri
ezdirmeyecek kuvvetli bir Düzenleyici
Otorite.
İkincisi:
Yeni İşletmecilerin kullanabileceği
alternatif altyapılar (Altyapıya Dayalı
Rekabet)
- Bizdeki Düzenleyici Kurul olan Telekomünikasyon
Kurulu, Türk Telekom özelleştirilmesine
kadar "aman değeri düşmesin"
baskısı altında kaldı. Yeni işletmecileri
yeterince koruyamadı.
- Altyapıya
Dayalı rekabet için elimizde Kablo-TV
altyapısı bulunmaktaydı.
Ama bu şebekemiz Türksat eliyle şimdilik
kullanılamaz hale getirildi.
Son Bir
Yıl
Son bir
yıl içinde, Türk Telekom'un özelleştirilmesinden
sonra, Telekomünikasyon Kurumu üzerindeki
baskılar nisbeten azalmıştır; ayrıca
yeni Başkan Sayın Tayfun Acarer'in
kişiliği, Kurumun etkinlik ve saygınlığına
olumlu katkılar sağlamıştır.
Bu dönemde
çok önemli adımlar olan Altyapı ve
Kablo-TV ruhsatları verilmiştir; ancak
inanılmaz bir tutumla ve Türksat eliyle
Kablo-TV mahkemelik hale getirilip,
sektörümüzün ve vatandaşımızın hızlı
internet ve ucuz telefon olanağı elinden
alınmıştır.
Türksat ya da Devletleştirmecilik
Hükümetin
ve kamuoyumuzun dikkatini çok önemli
bir noktaya çekmek istiyorum. Son
Bir yıldır, bir yandan özelleştirme,
diğer yandan devletleştirme uygulanıyor
:
- Türksat,
e-devlet kapısını kuruyor.
- Türksat, kablo şebekesine el koyuyor.
Kabloda TEKEL olmaya çalışıyor.
- Türksat, "evrensel hizmet"
fonlarını kullanıyor.
- Türksat, dünyada ilk "devlet
eliyle uydu imalatı" işine giriyor.
- Türksat, e-dönüşümde önemli bir
para harcama unsuru haline geliyor.
Giderek,
bir sürüklenme oluşuyor ve en özelleştirmeci
hükümet, en devletleştirmeci hale
geliyor.
Devlet
işletmeciliği ; Kamu kaynaklarının
en savurgan kullanıma açık olduğu
bir iştir. Türk Telekom' u bu gerekçeyle
özelleştiren Hükümet' in, Türksat'
a dikkat etmesini öneriyorum. Biz
dikkat edeceğiz.
Değerli
arkadaşlarım,
Kapsamlı
değerlendirmeler yapacağımız bu Genel
Kurulumuzda, aşağıdaki konuların altını
çizmek istiyorum:
- Genişband
; ülkelerin gelişmişliğinin ölçüsüdür,
ama şu anda bizde sadece Türk Telekom'
a bırakılmış durumdadır. Bunu çözmeliyiz.
- Telekom
Kurumu' ndan, ilişkimizi daha sıklaştırarak,
daha hızlı ve olumlu sonuçlar bekliyoruz.
- Türk
Telekom' la, geçmiş mücadelelere dayalı
kavgalı halden çıkıyoruz. Canciğer
kuzu sarması olamayız, ama kurmakta
olduğumuz medeni diyaloğu sürdürmeyi
umuyoruz.
- Gerek
sabit, gerekse mobil hizmetlerde,
sektörümüzün tahribatını önlemek için,
maliyete dayalı fiyat düzeninin gecikmemesi
gerekir.
- Elektronik
Haberleşme Kanun tasarısına çok emekler
verdik. Neden Meclis gündeminden çekildiğini
bilmiyoruz. Yasanın çıkmasını bekliyoruz.
Son Söz :
TELKODER,
sektörümüzün ve yurttaşlarımızın,
en yüksek haberleşme olanaklarına
en kaliteli ve ucuz şartlarda sahip
olması için çalışmasını sürdürecektir.
Hepinizi
sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
|