TELKODER
Serbest Telekomünikasyon
İşletmeleri Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Yusuf Ata ARIAK'ın 4. Olağan Genel Kurulu Açış Konuşması
 
30 Kasım 2006


Telekomünikasyon Sektörünün Değerli Mensupları,
Değerli Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri,
Değerli Yerli ve Yabancı Misafirlerimiz,
Değerli Basın Mensupları,

4. Olağan Genel Kurulumuza hoş geldiniz.

Bugün, resmi olarak 5., fiilen 6. yaşımızı doldurmuş bulunuyoruz.

TELKODER, genç olsa da "Telekom'da Serbestleşme" tarihimiz kadar eski bir kuruluş. Sanırım, "bilgili, evrensel bakışlı ama yurtsever, serbestleşmeden ödün vermeyen, dik duran, çetinceviz" bir örgüt olduğumuzu söylersek haksız yere öğünmüş olmayız. "Serbestleşme" adını ilk koyan ve kullanan TELKODER'dir. Bizi bugünlere getiren eski / yeni tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederim.

2006 Yılı Sonundaki Sektör
Değerli arkadaşlarım,

Serbestleşme açısından bakıldığında,
2006 yılı sonunda, ülkemizdeki telekom sektörünün durumu şöyledir:

Sabit Şebekemiz
a) Türk Telekom özelleşmesinin üstünden bir yıl geçmiştir.
Türk Telekom halen Şehiriçi Telefon
Internet/ADSL
Uluslararası bağlantı hatları
Lokal hatlar/last mile
alanlarında fiili TEKEL konumundadır.


b) Kablo-TV Şebekesi

Ruhsatların 2006 Nisan'ında verilmesine rağmen Türksat eliyle hukuk sorunu üretilmiş, Ses/Hızlı Internet/ Digital TV alanlarında zorla devletleştirme yaşanmıştır. Mahkemeliktir.

Mobil/Cep Telefon Şebekemiz
Eski üç işletmeciyle devam ediliyor. Telsim, Vodaphone olmuş; AVEA ise Türk Telekom (Öğer Telekom) olmuştur.

Serbest Sektörün Durumu

- Uzak Mesafe Telefon Hizmetleri:
Hizmetlerini verebilmek için Türk Telekom altyapısına bağımlılık nedeniyle gelişme yeterince hızlı olamadı.

- Genişbant Internet:
Halen tam anlamıyla Türk Telekom egemenliğinde.

- Uydu Hizmetleri:
Yasal değişiklikle, eskiden serbest olan sektör devletleştirildi. Pazarın % 70'i Türksat'a bağlandı.

- Uluslararası Fiber Bağlantıları:
Henüz yeni işletmeciler çalışamıyor.

Sonuç: Çok sayıda lisans verilmiş olmasına rağmen, serbestleşme oranı halen çok düşüktür.

Neden Serbestleşme / Rekabet / Ucuzluk Gecikti?

Türkiye ve dünya örneklerinin bize öğrettiği ders şudur : Serbestleşme için iki önemli önşart vardır:

Birincisi: Uygun yasal ortam ve yeni işletmecileri ezdirmeyecek kuvvetli bir Düzenleyici Otorite.

İkincisi: Yeni İşletmecilerin kullanabileceği alternatif altyapılar (Altyapıya Dayalı Rekabet)


- Bizdeki Düzenleyici Kurul olan Telekomünikasyon Kurulu, Türk Telekom özelleştirilmesine kadar "aman değeri düşmesin" baskısı altında kaldı. Yeni işletmecileri yeterince koruyamadı.

- Altyapıya Dayalı rekabet için elimizde Kablo-TV altyapısı bulunmaktaydı.
Ama bu şebekemiz Türksat eliyle şimdilik kullanılamaz hale getirildi.

Son Bir Yıl

Son bir yıl içinde, Türk Telekom'un özelleştirilmesinden sonra, Telekomünikasyon Kurumu üzerindeki baskılar nisbeten azalmıştır; ayrıca yeni Başkan Sayın Tayfun Acarer'in kişiliği, Kurumun etkinlik ve saygınlığına olumlu katkılar sağlamıştır.

Bu dönemde çok önemli adımlar olan Altyapı ve Kablo-TV ruhsatları verilmiştir; ancak inanılmaz bir tutumla ve Türksat eliyle Kablo-TV mahkemelik hale getirilip, sektörümüzün ve vatandaşımızın hızlı internet ve ucuz telefon olanağı elinden alınmıştır.


Türksat ya da Devletleştirmecilik

Hükümetin ve kamuoyumuzun dikkatini çok önemli bir noktaya çekmek istiyorum. Son Bir yıldır, bir yandan özelleştirme, diğer yandan devletleştirme uygulanıyor :

- Türksat, e-devlet kapısını kuruyor.
- Türksat, kablo şebekesine el koyuyor. Kabloda TEKEL olmaya çalışıyor.
- Türksat, "evrensel hizmet" fonlarını kullanıyor.
- Türksat, dünyada ilk "devlet eliyle uydu imalatı" işine giriyor.
- Türksat, e-dönüşümde önemli bir para harcama unsuru haline geliyor.

Giderek, bir sürüklenme oluşuyor ve en özelleştirmeci hükümet, en devletleştirmeci hale geliyor.

Devlet işletmeciliği ; Kamu kaynaklarının en savurgan kullanıma açık olduğu bir iştir. Türk Telekom' u bu gerekçeyle özelleştiren Hükümet' in, Türksat' a dikkat etmesini öneriyorum. Biz dikkat edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım,

Kapsamlı değerlendirmeler yapacağımız bu Genel Kurulumuzda, aşağıdaki konuların altını çizmek istiyorum:

- Genişband ; ülkelerin gelişmişliğinin ölçüsüdür, ama şu anda bizde sadece Türk Telekom' a bırakılmış durumdadır. Bunu çözmeliyiz.

- Telekom Kurumu' ndan, ilişkimizi daha sıklaştırarak, daha hızlı ve olumlu sonuçlar bekliyoruz.

- Türk Telekom' la, geçmiş mücadelelere dayalı kavgalı halden çıkıyoruz. Canciğer kuzu sarması olamayız, ama kurmakta olduğumuz medeni diyaloğu sürdürmeyi umuyoruz.

- Gerek sabit, gerekse mobil hizmetlerde, sektörümüzün tahribatını önlemek için, maliyete dayalı fiyat düzeninin gecikmemesi gerekir.

- Elektronik Haberleşme Kanun tasarısına çok emekler verdik. Neden Meclis gündeminden çekildiğini bilmiyoruz. Yasanın çıkmasını bekliyoruz.


Son Söz :

TELKODER, sektörümüzün ve yurttaşlarımızın, en yüksek haberleşme olanaklarına en kaliteli ve ucuz şartlarda sahip olması için çalışmasını sürdürecektir.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.